Subject + Object No.2 — Ada Diren Kurt
Mağusa, Kıbrıs doğumlu birisi. İstanbul’da yaşıyor. İlkokul yıllarından beri fotoğrafla ilgilenen; gezmeyi, üretmeyi, hikâyeler anlatmayı ve dinlemeyi seven bir fotoğrafçı/anlatıcı.
Object:
Bir nesne ne zaman “bir şey” olmaktan çıkıp “anlam” taşımaya başlar? Heidegger’in deyimiyle, “şey, şeyliğini” ne zaman yapar?
Ada:

Benim için bir nesne, hayatın içine karıştığı anda “şey” olmaktan çıkıp anlam taşımaya başlıyor. Kullanıldıkça, iz taşıdıkça ve benimle bir ilişki kurdukça yeri doldurulamaz hâle geliyor. Heidegger’in dediği gibi; şeyliğini tam da bu temas ve zamanla kazanıyor.

Object:
Eşyaların bir hafızası olduğuna inanıyor musun?
Ada:

Evet, eşyaların taşıdıkları yaşam izleri üzerinden bir hafızası olduğuna inanıyorum. Kırılmak, çizilmek, bir köşesinin ezilmesi ya da bir dönem kaybolup sonra yeniden bulunması gibi durumlar, o eşyanın başından geçenleri görünür kılıyor. Bu izler, nesneyi sessiz bir tanığa dönüştürüyor.

Object:
Bir nesnenin işlevi mi, formu mu, hikâyesi mi senin için daha önemli?
Ada:

Çoğu zaman bir nesnenin hikâyesi benim için formundan ya da tasarımından daha önemli. Çünkü hikâyenin nesneleri daha “biricik” kıldığına inanıyorum. Aynı objeyi özel kılan; çoğu zaman nasıl yaşlandığı, kimden geçtiği ve neye eşlik ettiği oluyor.

Object:
Bir nesneyi üretirken ya da seçerken hangi duygular sana rehberlik eder?
Ada:

Bir nesneyi üretirken ya da seçerken tasarımını, rengini ve bende uyandırdığı duyguyu beğenmem çoğu zaman yeterli oluyor. Bu süreçte daha çok sezgisel bir yol izliyorum. Bazen nedenini sonradan anlıyorum ama ilk anda hissettirdiği şey kararımı belirliyor.

…Onları bir zaman kapsülü gibi görüyorum çünkü fotoğrafın çok daha değerli olduğu yıllarda çekildiler…
Object:
Koleksiyon niteliğinde biriktirdiğin bir nesne var mı?
Ada:

Evet, dünyanın her yerinden 100 yaşının üzerinde fotoğraflar toplayıp biriktiriyorum. Onları bir zaman kapsülü gibi görüyorum çünkü fotoğrafın çok daha değerli olduğu yıllarda çekildiler. Eski stüdyo proplarını, fotoğraf kartlarının tasarımını, üzerlerindeki imza/kaşe detaylarını incelemeyi ve bu detayların yıllar içindeki değişimini takip etmeyi seviyorum.