Subject + Object No.8 — Emre Eminoğlu
Sinema ve kültür-sanat yazarı. Yapmayı en sevdiği şeyi, yani film ya da dizi izlemeyi, onlar üzerine yazmayı ve film festivalleri için seyahat etmeyi işi haline getirdiğinden beri neyi ne için yaptığına dair kafası biraz karışık.
Object:
Eşyaların bir hafızası olduğuna inanıyor musun?
Emre:

Hayatımdaki önemli kişilerle olan bağımı, ilişkimi, anılarımı içine çeken eşyalar var. Kaybolana, kırılana ya da bozulana kadar o kişiye dair anılarımı depolama görevini benden devralıyorlar. Hafızamın yükünü hafifletiyorlar. Herhangi bir bit pazarında kolayca bulunabilecek o çevirmeli telefon babaanneme, şu an annemin boynunda taşıdığı o kolye ucu anneanneme olan özlemin yükünü alıyor üzerimden.

Object:
Bir nesnenin işlevi mi, formu mu, hikayesi mi senin için daha önemli?
Emre:

Benim için bir nesneyi değerli kılan hikâyesidir. Nereden aldığım, kimin hediye ettiği, hayatımın hangi döneminde benim olduğu… Bazen sokakta biriyle yürürken bulduğum anlamsız bir nesne pahalı bir hediyeden, bir film gösteriminde hediye edilmiş ucuz bir eşantiyon ise binlerce dolarlık koleksiyon figürlerinden daha anlamlı olabilir.

Object:
Hiç bir nesnenin sende güçlü bir duygusal ya da yaratıcı etki bıraktığı oldu mu? Bir “eşya”nın seni dönüştürdüğü bir an?
Emre:

Kısa ya da uzun süreli duygusal etkisi çok güçlü olan onlarca nesne geliyor aklıma. Ama asıl dönüştürücü olan, bir kişinin ardında duygusal etkisi olan hiçbir eşya bırakmadan hayatımdan çıkması oluyor sanırım. O zaman nesnelerin hafızasına değil, kendi hafızama çok iş düşüyor çünkü.

O zaman nesnelerin hafızasına değil, kendi hafızama çok iş düşüyor çünkü.
Object:
Bir nesneye isim vermek onu değiştiren bir eylem midir? - Hiç isim verdiğin bir nesnen var mı? Varsa adı nedir?
Emre:

Başak. Spesifik olarak IKEA’nın BEKVÄM modeli basamaklı taburesinin adı. Ama genel anlamda o işlevi gören tüm basamaklı taburelerin adı yaklaşık 10 yıldır benim ve beni tanıyanlar için bu. Adını, Cihangir’deki kot 1 dairemizin yüksek penceresinin önünden geçerken kendisiyle konuşmak için bir basamağa ihtiyacımız olan arkadaşımızdan alıyor. Cümle içinde kullanmak gerekirse: “Başak’ı getirsene, camı açacağım.”

Object:
Koleksiyon niteliğinde biriktirdiğin bir nesne var mı?
Emre:

Deniz kabukları. Çocukluğumdan beri beni büyülediler. Farklı şekillerde ve ebatlarda olmalarını hep çok sevdim; derinlerden ya da uzaklardan gelip bir iz bırakmalarından hep etkilendim ama içlerinden canlı bir yaratık çıkmasından da ölesiye korktum. Sahillerden toplamaktan, mağazalardan satın almaktan hiç bıkmadım. Hatta yıllar sonra ilk dövmem de sol kolumdaki deniz kabuğu oldu.