Subject + Object No.5 — Doruk Barın
Üretimlerini İstanbul’da sürdüren bir fotoğrafçı. Bir nesnenin ne işe yaradığından önce, neyi temsil ettiğini merak ediyor. Otomobil ve mimariye duyduğu ilgi de bu meraktan besleniyor.
Object:
Nesne’nin senin için anlamı nedir? Bir nesne sence ne zaman “bir şey” olmaktan çıkıp “anlam” taşımaya başlar?
Doruk:

Nesneler, işlevleri görünür; temsil ettikleri ise keşfedilir olduğu anda "bir şey" olmaktan çıkar.

Object:
Nesneler bize mi aittir, yoksa biz mi onlara ait oluruz?
Doruk:

Bazı nesneler temsil ettikleri fikirler ile bizi dönüştürebilir. Bir noktadan sonra onlara sahip olmuyoruz; onlarla birlikte değişiyoruz. Belki de bu yüzden bazı nesnelerden vazgeçmek kendimizin bir parçasından da vazgeçmek gibi hissettiriyor.

…Belki de bu yüzden bazı nesnelerden vazgeçmek kendimizin bir parçasından da vazgeçmek gibi hissettiriyor…
Object:
Eşyaların bir hafızası olduğuna inanıyor musun?
Doruk:

Evet, belki de bu yüzden otomobillere ve mimariye ilgim yalnızca tasarımlarından kaynaklanmıyor. İyi tasarlanmış her obje yalnızca bir ihtiyacı karşılamaz; aynı zamanda bir fikri temsil eder. Hafızası da tam olarak burada başlar.

Object:
Bir nesnenin işlevi mi, formu mu, hikayesi mi senin için daha önemli?
Doruk:

Form gözü, işlev aklı etkiler. Hikaye ise ikisinin de üstündedir. İyi tasarlanmış bir nesnede hiçbir çizginin tesadüf olmadığı hissi vardır. O yüzden ilgimi çeken şey bir nesnenin nasıl göründüğünden önce, neden tam da o şekilde var olduğudur.

Object:
Eğer kendi hayatını tek bir nesneyle anlatmak isteseydin, bu hangi nesne olurdu ve neden?
Doruk:

Sanırım bir pergel. Bana göre merkez ile sınır arasındaki ilişkiyi iyi anlatıyor. Bir merkezim olsun ama çevresini sürekli genişletebileyim. Her yeni deneyim daireyi biraz daha büyütüyor ama merkez aynı kalıyor.